Mutfak Mirasına Sahip Çık! Bursa’dan Türkiye’ye Yayılacak…

Bursa Uluslararası Gastronomi Festivali çerçevesinde başlatılan ‘Mutfak Mirasına Sahip Çık!’ projesi, yerel yemek kültürünü belgelemeyi hedefliyor.

Bursa Uluslararası Gastronomi Festivali kapsamında yürütülen bu projede, akademisyenler ve öğrenciler yerel halkın yemek ritüelleri ve unutulmuş tariflerini kayıt altına aldı. ‘Mutfak Mirasına Sahip Çık!’, Türkiye’nin gastronomi hafızasını korumaya yönelik önemli bir girişim olarak öne çıkıyor.

Anadolu’nun zengin mutfak kültürü, farklı kültürlerin ve göçlerin etkisiyle şekillenmiştir. Türkiye’nin bu gastronomik zenginliği, uzun yıllardır yeterince belgelenmemiştir. Bursa’da hayata geçirilen bu proje, yalnızca tarifleri değil, bu tariflerin kökenlerini de geleceğe taşımayı amaçlıyor.

Proje, 26-28 Eylül tarihleri arasında düzenlenen 4. Bursa Uluslararası Gastronomi Festivali’nde akademisyenler ve gastronomi öğrencilerini bir araya getirdi. Bursa’nın yanı sıra Hatay, İzmir ve Antalya gibi farklı şehirlerden gelen ekipler, bilimsel bir model oluşturarak gastronomi ve kültürel miras alanında yeni bir yol açtı.

Projenin Kreatif Direktörü Zeynep Kakınç, Türkiye’nin gastronomik envanterinin henüz tam olarak oluşturulmadığını belirtiyor. Bursa, hem tarihî hem de gastronomik açıdan büyük bir potansiyele sahip. Bu projenin amacı, bu potansiyeli sürdürülebilir bir şekilde korumaktır.

Bursa’nın zengin mutfak kültürü, göçmen mutfağından yerel lezzetlere kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Proje süresince ekipler, geleneksel yemeklerin üretim süreçlerini gözlemleyerek, sözlü tarih görüşmeleri yapıp ritüelleri belgeledi.

Festival öncesinde dört üniversiteden gelen ekipler, sahada yaptıkları çalışmaları raporlaştırarak somut sonuçlar elde ettiler. Bu sayede Bursa’nın gastronomik kimliğine dair güçlü bir envanter oluşturuldu.

Akdeniz Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümünden Doç. Dr. Adem Arman, yemek ritüellerinin sadece beslenme aracı değil, aynı zamanda geçmişi yaşatma ve toplumsal bağları güçlendirme aracı olduğunu vurguluyor. Yerel halkın gösterdiği samimi ilgi, mutfak mirasının halk tarafından sahiplenildiğini gösteriyor.

Dokuz Eylül Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümünden Doç. Dr. Turgay Bucak, Mudanya’da karşılaştığı bir gastronomik deyimin kökenini keşfettiğini belirtiyor. Girit ve Rum mutfağının izlerinin yaşatılması, bu geleneğin sürdürülebilirliğini sağlıyor.

Bu proje, gençlerin gastronomiye aktif katılımını sağladı. Türkiye’nin dört bir yanından gelen gastronomi öğrencileri, sahada araştırmacı ve hikaye toplayıcı olarak yer aldılar. Bu deneyim, onların mesleki ve kültürel perspektiflerinde kalıcı değişimler yarattı.

Proje kapsamında yürütülen çalışmalar, gençlerin gastronomiye yalnızca teknik değil; kültürel ve tarihsel bir alan olarak bakmalarını sağladı. Artık bir yemek tarifinin nereden geldiği ve hangi kültürün izi olduğu da sorgulanıyor.

Festival süresince toplanan veriler, kamuyla paylaşılarak Bursa mutfağına dair somut bir belgeleme yapıldı. Projenin asıl hedefi, Türkiye’nin gastronomi haritasını oluşturacak bir model geliştirmektir.

İlgili Haberler: 120 Yıllık Aile Geleneği: Pasto Fırını ve Ekmek Kültürü · Andrea Canton ile Gastronometro’da İtalyan Lezzetleri Şöleni

Başa dön tuşu