Müzede Gastronomi Durağı: Urartu’nun Zengin Sofrası

Müzede Gastronomi Durağı projesi, Urartu uygarlığının zengin mutfak kültürünü günümüze taşıyor. Bu etkinlik, geçmişle bugünü bir araya getiriyor.

“Müzede Gastronomi Durağı” projesi, geçmişin izlerini bugünün sofralarına taşımayı amaçlıyor. Bu kez yolculuğumuz, Doğu’nun görkemli uygarlığı Urartuların başkenti Van’a uzanıyor. Arkeolojik buluntular eşliğinde Urartu’nun zengin sofrasını, binlerce yıllık buğdayını ve kadim tatlarını yeniden keşfediyoruz.

Hayaller, ancak inandığımızda ve emek verdiğimizde can bulur. Bu projeyi, Türkiye’nin eşsiz uygarlık mirasından ilham alarak hayata geçirdim. Önceki yıllarda, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın düzenlediği Kültür Yolu festivallerinde, şehirlerimizin gastronomi ve kültür mirasını tanıttık. Ekibimle birlikte, yaşayan müze anlayışıyla pop-up çalışmalar gerçekleştirdik.

Bu yıl Müzede Gastronomi Durağı projesi, beni çok heyecanlandırdı. Yaşayan Miras Genel Müdürü Selim Terzi Bey de projeye inandı ve birlikte üç keyifli etkinlik gerçekleştirdik.

“Müzede Gastronomi Durağı” nedir ve nasıl ortaya çıktı? Müzelerde sergilenen eserler, arkeologların büyük emekle gün yüzüne çıkardığı buluntulardır. Ziyaretçiler olarak çoğuna sadece göz ucu ile bakarız; oysa mutfakla ilgili kalıntılar, günümüzün gastronomi merakı düşünüldüğünde daha fazla ilgiyi hak ediyor. Amacım, geçmişle bugünü keyifli bir dille buluşturan bir köprü kurmak.

Etkinlik üç aşamalı olarak planlandı. İlk bölümde, uzman hocalar eşliğinde, temaya uygun uygarlığın buluntularının sergilendiği müze bölümünde anlatımlar yapıyoruz. İkinci bölümde, alanda çalışan uzmanlarla keyifli bir söyleşi yapıyoruz. Son bölümde ise, döneme ait tarım ve gıda ürünlerinin sergilendiği “uygarlık masamıza” geçiyoruz. Yemeğimizi hazırlarken sohbet sürüyor, ardından soru-cevap ve tadım ile etkinliği tamamlıyoruz.

Şimdi size ilk etkinliğimizin kahramanı Urartuların sofrasından bahsetmek istiyorum. Urartular, MÖ. 1. Binyılda Demir Çağının en güçlü devletlerinden biriydi. Doğu Anadolu’da mühendislik harikası sulama kanalları inşa ettiler. Günlük hayatları ve mimari yapıları, sofralarının da belli bir düzeyin üstünde olmasını sağladı.

Urartu uygarlığının önemli kentlerinde, balıkla ilgili buluntular var. Van balığı, yani İnci Kefali, bu özel balığın köklü bir tarihe sahip olduğunu gösteriyor. Ayrıca, Urartu şehirlerindeki kazılardan üzüm, elma, erik, ayva ve nar gibi meyvelerin tüketildiği biliniyor. Sığır, koyun, geyik gibi birçok hayvanın kemik kalıntıları da bulunmuş, bu da Urartuların zengin bir sofraya sahip olduğunu gösteriyor.

Son olarak, Urartu Buğdayı “Triticum Urartu” kazı alanlarında karbonlaşmış halde bulunuyor. Buğday aşığı olarak, 2800 yıl öncenin buğdayıyla göz göze gelmek benim için benzersiz bir deneyimdi.

İlgili Haberler: Hatay’ın Eşsiz Lezzetleri Havalimanlarında Ziyaretçileri… · Popeyes, yeni kampanyasıyla hayata lezzetli bir dokunuş…

Başa dön tuşu