İpek Baylav: Çalışan Deneyiminde Devrimsel Dönüşüm

İpek Baylav, çalışan deneyimindeki değişimleri ve yeni kavramları değerlendiriyor. İş dünyasında bağlılık krizi yaşanıyor.

Çalışan taleplerinin ve iş yapma biçimlerinin hızla değişmesi, iş dünyasında yeni kavramların doğmasına neden oluyor. Hushed Hybrid, Resenteeism, Task Masking ve Boreout gibi terimler, günümüz iş hayatındaki dönüşümün en çarpıcı örnekleri arasında yer alıyor. Gallup’un Global Workplace raporuna göre, dünya genelinde çalışan bağlılığı %21, Türkiye’de ise %10 seviyelerine gerileyerek, bu durumun yıllık 438 milyar dolarlık bir ekonomik kayba yol açtığı belirtiliyor. Bu veriler, iş dünyasında bir ‘bağlılık krizi’ yaşandığını gösteriyor.

İş hayatı, yalnızca teknolojik dönüşümlerle değil, aynı zamanda çalışanların davranışları ve psikolojik ihtiyaçlarının da köklü bir değişim yaşadığı bir süreçten geçiyor. Pandemi sonrası büyük istifa dalgasının ardından, ofise dönüş baskıları ve ekonomik belirsizlikler, çalışanların iş yerinde anlam duygusunu kaybetmesine yol açarak yeni bir dönemi başlatıyor. Edenred Türkiye İnsan Kaynakları Direktörü İpek Baylav, bu yeni dönemin anlaşılması için Task Masking, Hushed Hybrid, Resenteeism, Boreout ve Duygusal Maaş gibi kavramların doğru bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Görünürlük baskısının artması, çalışanların stres seviyesini yükseltiyor.

Modern ofis yaşamında, çalışanlar bazen üretkenlikten ziyade meşgul görünme çabasına yöneliyorlar. Özellikle ofise dönüş politikalarına bir tepki olarak ortaya çıkan bu durum, çalışanların %61’inin evde daha verimli hissetmesine rağmen ofiste sürekli aktif görünme baskısı hissetmelerine neden oluyor. Bu baskı, pazar akşamları yaşanan kaygı halini artırarak, çalışanların %39’unun haftaya endişeyle başlamasına yol açıyor.

Esneklik arayışı, yeni bir kavramı doğuruyor.

Şirket politikaları ofise dönüşü zorunlu hale getirse de, yöneticilerin ekiplerini korumak adına sağladığı gizli esneklik alanları Hushed Hybrid kavramını ortaya çıkarıyor. Araştırmalar, esnek ofis politikalarının ekip moralini olumlu etkilediğini, ancak birçok şirkette ofise dönüşlerin hala uygulandığını gösteriyor. Uzmanlar, bu düzenlemelerin işyerinde gizlilik ve eşitsizlik algısı yarattığını ve bunun ekip kültürü açısından ciddi riskler taşıdığını belirtiyor.

Bağlılığı tehdit eden sessiz riskler var.

Çalışanların fiziksel olarak işte bulunup zihinsel olarak kopması anlamına gelen Resenteeism, günümüzde verimlilik kaybının başlıca sebeplerinden biri haline geldi. İşini kaybetme korkusu veya ekonomik belirsizlik nedeniyle ‘kalmak zorunda olan’ bu çalışanlar, minimum çaba ile işlerini sürdürmeye çalışıyor. Boreout ise, tükenmişliğin daha az bilinen bir yüzü olarak, işin anlamsızlaşması veya çalışanın kapasitesinin altında görevler üstlenmesi sonucu ortaya çıkıyor. Boreout yaşayan bir çalışanın enerjisi vardır, ancak bu enerjiyi kullanabileceği bir alan yoktur. Bu durum, zamanla derin bir ilgisizliğe ve kuruma duygusal kopuşa yol açıyor.

Yeni nesil çözüm: Duygusal Maaş.

Maddi maaş, yaşam standartlarını belirlerken, Duygusal Maaş, çalışanın işe bağlılığını şekillendiriyor. Duygusal maaş; takdir edilme, psikolojik güvenlik, esneklik, sosyal aidiyet ve yapılan işte anlam bulma gibi manevi değerlerin toplamını ifade ediyor. Özellikle yeni nesil profesyoneller için bu kavram, yan haklardan daha önemli bir hale gelmiş durumda. Edenred Türkiye’nin LinkedIn üzerinden gerçekleştirdiği anket, çalışanların %63’ünün ‘takdir edilme ve değer görmenin’ bağlılık için en kritik unsur olduğunu belirttiğini gösteriyor. Duygusal maaşı yüksek olan organizasyonlar, çalışanların zihinsel kopuş gibi risklere karşı daha dirençli olduğunu ortaya koyuyor.

İş dünyası yeni gerçekliklerle yüzleşmeli.

İpek Baylav, iş dünyasında yeni kavramların ve bunların gelecekteki etkilerinin önemine dikkat çekiyor: ‘Bu kavramlar, çalışanların beklentilerinin ve işe bakış açılarının köklü bir şekilde değiştiğini gösteriyor. Çalışanlar artık yalnızca maddi karşılık değil, güven, esneklik, takdir ve gerçekten duyulduklarını hissetmek istiyorlar. Edenred Türkiye olarak, çalışan deneyimini sürekli dinleyen ve geliştiren bir yaklaşım benimsiyoruz. Çalışanlarımızın geri bildirimlerini daha yakından takip ediyor, hibrit çalışma modelimizi sürdürüyor ve yan haklarımızı çalışan ihtiyaçlarına göre geliştiriyoruz. Takdir edilmenin çalışan bağlılığındaki etkisini çok net görüyoruz. Yan hak savunucusu bir şirket olarak geliştirdiğimiz çözümlerle, çalışanların günlük yaşamına değer katmayı ve şirketlerin operasyonel yükünü hafifletmeyi hedefliyoruz. Çünkü çalışan deneyimini güçlendiren ve çalışanlarının hayatını kolaylaştıran şirketlerin değişen iş dünyasına daha güçlü adapte olacağına inanıyoruz.’

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu