Mutluluk Parmak İzi Gibi Eşsizdir: Uzman Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz’ın Görüşleri
Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, mutluluğun peşinden koşmanın yerine hayata anlam katmanın önemini vurguluyor.
Mutluluk, çoğu zaman ulaşılması zor bir hedef gibi algılanabilir. Ancak bu durum, sürekli bir gülümseme ya da her an iyi hissetmekle sınırlı değildir. Klinik Psikolog Uluğ Çağrı Beyaz, kalıcı huzurun kısa süreli hazlardan ziyade, hayata anlam katmakla elde edildiğini ifade ediyor.
Sosyal medya çağında, herkesin mutlu göründüğü bir ortamda kendi mutluluğumuzu değerlendirmek zorlaşabilir. Ancak mutluluk, gürültü ve kıyaslamaların ötesinde, sessiz bir köşede bulduğumuz küçük anlamlarda gizlidir. Bir fincan kahve, bir dostun mesajı ya da sabahın ilk ışığında alınan derin bir nefes gibi basit anlar, gerçek huzurun kapılarını aralayabilir. Beyaz, mutluluğun başkalarıyla değil, öncelikle kendimizle kurduğumuz ilişkiyle başladığını vurguluyor. “Mutluluk, sürekli gülümsemek ya da dert sahibi olmamak değildir” diyor. Ona göre, bir kişinin mutluluğu, hayatının genel tatmin düzeyi ile olumlu duygularını olumsuz duygularına kıyasla ne sıklıkta yaşadığı ile ilişkilidir. Her bireyin geçmişi, değer yargıları ve deneyimleri farklı olduğundan mutluluk, herkes için farklı şekillerde deneyimlenir. Örneğin, çocukluğunda zorluklar yaşamış birisi için sıcak bir evde kitap okumak tatmin edici bir mutluluk kaynağı olabilirken, başka biri için mutluluk yeni yerler keşfetmek anlamına gelebilir.
Launchmetrics Spotlight
Modern yaşam, mutluluğu etkileyen birçok faktör barındırıyor. Beyaz, bu faktörlerin başında kıyaslama davranışının geldiğini belirtiyor. “Sosyal medya sayesinde kendimizi sadece yakınlarımızla değil, dünyanın dört bir yanındaki insanların hayatlarının en iyi anlarıyla kıyaslıyoruz. Bu da sürekli bir eksiklik hissi yaratıyor” diyor. Ayrıca, modern hayatın hızlı temposunun da mutluluğu olumsuz etkilediğini ifade ediyor. “Anında ulaşabildiğimiz şeyler, beynimizin haz ve mutluluk süreçlerini etkiliyor. Emek verip beklemeyi unuttuk, bu nedenle uzun vadeli ilişkilerden ve yeni beceriler edinmekten hızla sıkılıyoruz” şeklinde ekliyor.
Beyaz, mutluluğu bir hedef haline getirmenin yıpratıcı olduğunu vurgulayarak, “Sürekli mutlu olmalıyım baskısı, psikolojide ‘toksik iyimserlik’ olarak adlandırılan bir duruma yol açar” diyor. Mutluluğun peşinden koşmanın, onu daha da uzaklaştırdığını ifade eden Beyaz, “Sürekli ‘Şu an mutlu muyum?’ diye kendimizi sorguladığımızda, anın farkındalığı düşer. Üzüntü, öfke veya hayal kırıklığı gibi insani duyguları bastırmak, onları bir düdüklü tencereye hapsetmek gibidir. İnsan, sadece neşeyi değil, acıyı da yaşayabildiği ölçüde sağlıklıdır” diyor. Beyin, anlık hazları seviyor; ancak kalıcı tatmin, hayatın anlamını kavramakla ilgilidir. Zorlu bir sınavda başarılı olmak ya da bir dostun acısında ona destek olmak gibi durumlar, eğlenceli olmasa da sonunda ‘Anlamlı bir şey yaptım’ algısını yaratır ve bu da kalıcı mutluluğun kaynağıdır.
Launchmetrics Spotlight
Beyaz, günlük yaşamda uygulanabilecek basit yöntemler olduğunu belirterek, “Hayat kötü giderken her şey harika demekten bahsetmiyorum. Ancak kötü bir günün sonunda bile küçük şeylere şükretmek, beynin olumsuz düşüncelerini yavaşlatır. Zihni geçmişin pişmanlıklarından ve geleceğin kaygılarından çekip alarak anın farkındalığına odaklanmak, zihni sakinleştirir. Ayrıca fiziksel aktivite, zihinsel karamsarlığı kırmanın en hızlı yollarından biridir. Zor zamanlarda mutluluğun peşinden koşmak yerine tutunacak bir neden bulmak daha işlevsel olur. Zorluklar sona erdiğinde gösterilen çaba, genellikle kalıcı bir huzur olarak geri döner” diyerek sözlerini tamamlıyor.




