İzmirli Öğrencilerden Su Kirliliğine Yapay Zeka Çözümü
İzmirli lise öğrencileri, su kaynaklarındaki demir kirliliğini tespit eden yapay zeka destekli bir uygulama geliştirdi.
İzmir’de üç lise öğrencisi, su kaynaklarında demir kirliliğini tespit edebilen yapay zeka tabanlı bir mobil uygulama geliştirdi. Bu yenilikçi proje, saniyeler içinde analiz yapabilmesi ve düşük maliyetli olmasıyla dikkat çekiyor.
Karşıyaka Cihat Kora Anadolu Lisesi’nden 9. sınıf öğrencileri Nehir Karagüzel, Kuzey Şentürk ve Asil Deniz Ekmekçi, fizik öğretmenleri Mehmet Sertkahya’nın rehberliğinde, su örneklerindeki demir iyonu miktarını görüntü işleme teknolojisi ile analiz eden bir model oluşturdu. Kullanıcılar, su kaynaklarından çektikleri fotoğrafları uygulamaya yükleyerek kirlilik seviyesini hızlı bir şekilde öğrenebiliyor.
Projenin sadece kirliliği tespit etmekle kalmayıp, aynı zamanda bu kirliliği gidermeye yönelik yöntemler de içerdiği belirtildi. Öğrenciler, çözünmüş hava flotasyonu tekniği ile su içindeki ağır metallerin önemli ölçüde arıtılabileceğini ortaya koydu. Yapılan deneylerde, demir iyonlarının yüzde 90’dan fazlasının giderildiği ve suyun demir seviyesinin litre başına 0,2 miligramın altına indirildiği kaydedildi.
Geliştirilen uygulama, TÜBİTAK 57. Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri İzmir Bölge Yarışması’nda “Çevre ve Çevreyi Koruma” teması altında kimya kategorisinde birincilik elde etti ve Türkiye finallerine katılma hakkı kazandı.
Proje danışmanı Mehmet Sertkahya, geliştirilen sistemin geleneksel kimyasal analiz yöntemlerine göre daha hızlı ve ekonomik olduğunu ifade etti. Sertkahya, “Geleneksel yöntemler zaman alıcı ve maliyetli. Bu uygulama ile insanlar, bir nehir ya da gölden çektikleri fotoğrafı sisteme yükleyerek kirliliği laboratuvara ihtiyaç duymadan tespit edebilecekler,” dedi.
Projede yapay zeka modelinin eğitilmesi için kirli su çözeltilerinin farklı açılardan çekilmiş çok sayıda fotoğrafı kullanıldı. Fotoğrafların parlaklık ve kontrast değerleri değiştirilerek veri seti genişletildi. Öğrenciler, sistemin şu anda yaklaşık yüzde 85 doğruluk oranına ulaştığını belirtti.
Geliştirilen uygulamanın yalnızca demir kirliliği ile sınırlı kalmayabileceği vurgulandı. Nehir Karagüzel, sistemin gelecekte diğer ağır metaller ve organik kirleticilerin tespiti ve arıtımında da kullanılabilecek potansiyele sahip olduğunu ifade etti. Öğrenciler, geliştirdikleri teknolojinin su kaynaklarının korunmasına katkı sağlamasını ve çevre kirliliği ile mücadelede yaygın şekilde kullanılmasını hedefliyor.



