İskender Papağanlarıyla Sımsıkı Dostluk: Her Yerde Beraberler

İstanbul Avcılar’da yaşayan Muhammed İpekçi, İskender papağanlarıyla olan dostluğunu ve günlük yaşamını paylaşıyor.

İstanbul’un Avcılar ilçesinde yaşayan Muhammed İpekçi, bir yıl önce sahiplendiği iki İskender papağanı ile hayatının nasıl değiştiğini anlatıyor. Daha önce kedi ya da köpek sahiplenmeyi düşünen İpekçi, bir arkadaşında gördüğü İskender papağanından etkilenerek bu kuşları sahiplenmeye karar verdi.

Arkadaşından aldığı yavru papağanı, yumurtadan çıktıktan yaklaşık 15 gün sonra sahiplenen İpekçi, kısa süre içinde ikinci papağanı da alarak Paşa ve Maviş adını verdiği bu kuşlarla güçlü bir bağ kurdu. Gününün büyük bir kısmını onlarla geçirdiğini belirten İpekçi, bu dostluğun zamanla daha da derinleştiğini ifade etti.

İpekçi, papağanlarının insanlarla etkileşimde bulunmasını sağlamak amacıyla sık sık dışarı çıkardığını, özellikle güzel havalarda birlikte vakit geçirdiklerini belirtti. Market alışverişinden yürüyüşlere kadar birçok yere papağanlarıyla gittiğini söyleyen İpekçi, “Onları sosyal ortamlara götürüyorum. İnsanları görsünler, tanısınlar, başka kuş türleriyle karşılaşsınlar istiyorum. Artık o kadar alıştılar ki neredeyse uçmayı unuttular,” dedi.

Gittikleri yerlerde insanların büyük bir ilgi gösterdiğini ve meraklıların papağanlarla ilgili pek çok soru sorduğunu da ekledi.

İpekçi, papağanlarının evde ve dışarıda farklı davranışlar sergilediklerini, özellikle Paşa’nın oldukça sosyal bir yapıya sahip olduğunu ifade etti. Evde sık sık uçmasına rağmen dışarıda sahibinin yanından ayrılmadığını belirten İpekçi, “Paşa’yı ne kadar atarsam atayım uçmaz. Çünkü böyle alıştılar. Bir hayvanı nasıl eğitirseniz o şekilde davranıyor,” diye konuştu.

Erkek papağan olan Paşa’nın yemek konusunda oldukça iştahlı olduğunu belirten İpekçi, çay, kahve, kırmızı et, tavuk ve hatta sarma gibi çeşitli yiyecekleri bile tüketebildiğini anlattı. Gofret gibi atıştırmalıkları bile geri çevirmediğini söyleyen İpekçi, Maviş’in ise daha sakin bir karaktere sahip olduğunu ifade etti.

Evde olmadığında papağanların sessiz kaldığını belirten İpekçi, kuşların o anlarda konuşmadığını ve hareket etmediğini dile getirdi. Papağanlarıyla arasındaki bağı ise şu sözlerle anlattı: “Onları iş görüşmesine, akraba ziyaretine kadar birçok yere götürüyorum. En fazla iki gün ayrı kalabiliyorum. Döndüğümde konuşmaları, ötüşleri ve kanat çırpmaları tarif edilemeyecek kadar güzel bir duygu.”

İskender papağanlarının tek seferde yaklaşık altı yavru verebildiğini ve ortalama 50 yıl yaşayabildiğini hatırlatan İpekçi, bu kuşları sahiplenmek isteyenlerin ciddi bir sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı. Ona göre, bu türün sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürdürebilmesi için sahiplerinin sürekli ilgi göstermesi büyük önem taşıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu