Zihnin Derinliklerinde Korku: Arka Odalar Vizyona Girdi

Kane Parsons’un yönettiği Arka Odalar, izleyicileri korkutucu bir paralel evrene sürüklüyor. Korku-gerilim türündeki bu film, vizyona girdi.

Korku sinemasında yeni bir fenomenin doğuşuna tanıklık ediyoruz: Arka Odalar. Kane Parsons’un yönetmenliğini üstlendiği bu film, izleyicileri gerilim dolu bir yolculuğa çıkarıyor.

Arka Odalar, ilk olarak bir görüntü ile ortaya çıktı. Kane Parsons, bu görüntüyü kendi YouTube kanalı Kane Pixels üzerinden 100 milyondan fazla izleyiciye ulaştırarak bir dizi videoya dönüştürdü. Kendi kendini yetiştirmiş bir özel efektçi olarak, rahatsız edici ve boğucu mekânlar yaratarak izleyicilere gizem dolu bir deneyim sundu. Filmin arka planında, 1990’larda keşfedilen ve birçok kaybolma olayına sebep olduğu düşünülen Async adlı bir şirketin hayali yer alıyor. Parsons’un başarısının ardından, A24 Stüdyosu’nun deneyimli yapımcıları James Wan ve Shawn Levy, bu genç yetenekle hemen anlaşma sağladı. Arka Odalar, izleyicileri ofisler ve geçiş mekânları arasında yer alan, boş ve rahatsız edici sarı duvarlarla dolu bir paralel evrene sürüklüyor. Parsons, 20 yaşında A24’ün en genç yönetmeni olarak dikkat çekiyor ve stüdyo, internet üzerinde yayılan Slender Man gibi şehir efsanelerinin yaratıcısına bir fırsat tanımış oluyor. 17 yaşından beri bu proje üzerinde çalışan Parsons, birkaç yıl önce 10 milyon dolarlık bir bütçeyle internette yayımlanan korku hikâyelerini uzun metraja uyarlamanın hayal olduğunu düşünüyordu. Ancak, kültürel bir fenomene dönüşen bazı creepypasta hikâyeleri sinemaya uyarlanarak dikkat çekti. Arka Odalar, çağdaş korku türünün ürkütücü ve tedirgin edici bir örneği olarak öne çıkıyor.

PARALEL EVRENLER

Filmde, mimar olma hayali kuran ancak bunu başaramayan Clark karakteri, Kaptan Clark ve Osmanlı İmparatorluğu isimli bir mobilya dükkânının sahibidir. İşini sevmeden yapar ve ailesine bakmak zorunda olduğu için mutsuzdur. İçsel sıkıntılarını terapisti Dr. Mary ile paylaşır. Bir gün dükkânın bodrumunda bir kapı keşfeder ve bu kapı onu başka bir boyuta götürür. Paralel evren, Clark’ı korkutur ve tedirgin ederken, bölümlere ayrılmış mekânları keşfetmeye başlar. Sarı odalarda Noel ağaçları, ters duran mobilyalar ve zeminlere gömülü mankenler bulur. Clark, burada başka insanların da olduğunu düşünür ve farklı dillerde anonslar duyar. Mary’ye gördüklerini anlatırken, Mary bu deneyimlerin anlamsız olduğunu savunur ve kendi travmatik çocukluğuna bağlar. Annesi ruh hastası olduğu için normal bir çocukluk geçiremeyen Mary, yalnız bir çocuk olarak büyümüştür. Clark’tan haber alamayan Mary, hastasını bulmak için mobilya dükkânına gelir ve geçitten geçer. İkili, arka odalarda bir araya gelir. Parsons, “Blenderda setleri modelliyordum, sonra ekibimle gerçek zamanlı olarak mekânları kuruyorduk. Genel tondan emin olmak için birçok test yaptık. Doğru sarı tonunu bulmak için 50 farklı duvar kâğıdı denedik. Setimiz tam 2 bin 800 metrekareydi. Çekim sırasında kaybolanlar bile oldu. Olayları, aileleri olmasına rağmen yalnız hayatlar süren karakterlerin bakış açılarından izleriz. Belirli bir anda birden fazla karakterin olduğu anlar çok nadirdir. Oldukça yalnız bir film” diyerek, labirent metaforuyla Stanley Kubrick’in The Shining filmine göndermede bulunuyor. Nesnel kamera kullanımı, yapım ve ses tasarımı oldukça başarılı. Kane Parsons’ın yönettiği ve Chiwetel Ejiofor, Renate Reinsve, Mark Duplass, Finn Bennett, Lukita Maxwell gibi isimlerin rol aldığı Arka Odalar, etkileyici bir ilk film olarak karşımıza çıkıyor. Video oyunu meraklıları, labirentlerin tehlikelerini iyi bilir; bir hata, oyuncuyu başka bir boyuta, ulaşmamaları gereken ıssız bir mekâna fırlatabilir ve geri dönüş imkânsız hale gelebilir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu