Uzmanlar Yüksek Sesle Kulaklık Kullanımına Dikkat Çekiyor

Uzmanlar, yüksek sesle kulaklık kullanımının işitme kaybına yol açabileceği konusunda uyarıyor.

Uzmanlar, gün boyunca kulaklıkla yüksek sesle müzik dinlemenin iç kulaktaki tüy hücrelerine zarar vererek akustik travma ve kalıcı işitme kaybına yol açabileceğini vurguluyor. Özellikle dış sesleri bastırmak amacıyla ses seviyesinin artırılmasının tehlikeli olduğunu belirtiyorlar.

Son yıllarda dijital içeriklerin tüketimi için kulaklık kullanımı gençler arasında yaygın bir alışkanlık haline geldi. Ancak uzmanlar, sorunun sadece kulaklık kullanımından değil, aynı zamanda ses seviyelerinin aşılması, uzun süreli maruziyet ve yanlış kulaklık seçimlerinden kaynaklandığını ifade ediyor.

Yüksek sesle müzik dinlemek, iç kulakta hücre ölümlerine yol açarak geri dönüşü olmayan hasarlara neden olabiliyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü Şefi Prof. Dr. Suat Turgut, uzun süre yüksek sesle müzik dinlemenin belirli frekanslarda işitme kaybına yol açtığını belirtiyor.

Prof. Dr. Turgut, normal konuşma düzeyindeki 30-40 desibellik seslerin akustik travmaya yol açmadığını, ancak gençlerin dışarıdaki gürültüyü bastırmak için müzik sesini artırdıklarını ve bunun da iç kulakta akustik travma riskini artırdığını ifade ediyor. Ayrıca, kulak içi kulaklıkların fiziksel zararlarına dikkat çekerek, bu tür kulaklıkların dış kulak yolunu zedeleyebileceğini ve enfeksiyonlara yol açabileceğini belirtiyor.

Yeni nesil teknolojilerin, hem işitme sağlığını korumak hem de dış dünyayla bağlantıyı sürdürmek için kullanılabileceğini aktaran Turgut, küpe gibi kulak kepçesine takılan kemik iletimli açık kulaklıkların geliştirilmiş olduğunu vurguluyor. Bu tür kulaklıklar, dış kulak yolunu açık bırakarak sesi kemik yoluyla ilettiği için kulak yolu cildini tahrip etmiyor ve rahatsızlık hissini azaltıyor.

Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi KBB Uzmanı Prof. Dr. Zahide Mine Yazıcı, gençler arasında kulaklık kullanımının yaygın olduğunu belirtiyor ve asıl sorunun yüksek sesle dinlemek olduğunu ifade ediyor. Yazıcı, belirli bir desibelin üzerinde ses dinlemenin tehlikeli olduğunu ve 80 desibellik bir sesi haftada 40 saatten fazla dinlememek gerektiğini belirtiyor.

Kulaklığın ses şiddetinin yüzde 60’ının üzerine çıkılmaması gerektiğini vurgulayan Yazıcı, gürültülü ortamlarda dış sesleri engelleyen kulaklıkların tercih edilmesini öneriyor. Yüksek sesle dinlemenin, kulak içindeki hücrelerin ölümüne yol açtığını belirten Yazıcı, toplu taşıma araçları gibi gürültülü ortamlarda kulaklık kullanırken sesin artırılmasının kulağa zarar verdiğini ifade ediyor.

Yazıcı, yüksek sese maruz kalmanın erken fark edilip sonlandırılması durumunda işitme kaybının geri dönüşümlü olabileceğini, ancak maruziyetin devam etmesi durumunda kalıcı hasar riskinin arttığını belirtiyor. Ses şiddeti yükseldikçe güvenli maruziyet süresinin kısaldığını ve 105 desibellik sese 5-10 dakikadan fazla maruz kalınmaması gerektiğini vurguluyor.

Yazıcı, sıradan işitme testlerinin kulaktaki hasarı tam olarak anlamada yetersiz kalabileceğini belirterek, özel olarak yüksek frekansları kontrol eden odyometrik değerlendirmelerin yapılması gerektiğini kaydediyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, güvenli dinleme tekniklerine dikkat edilmediği takdirde yaklaşık 1 milyar gencin ilerleyen dönemlerde gürültüye bağlı işitme kayıplarından muzdarip olabileceği uyarısında bulunuyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu