Ankara’da Gökdelenden Düşen Semanur Arslan Soruşturmasında İkinci Takipsizlik
Semanur Arslan’ın gökdelenden düşmesiyle ilgili soruşturmada ikinci kez takipsizlik kararı verildi. Aile avukatı karara itiraz edecek.
27 yaşındaki binicilik eğitmeni Semanur Arslan, 20 Ekim 2024 tarihinde, Ankara’nın Çankaya ilçesindeki bir gökdelenin 43. katındaki dairesinden düşerek yaşamını yitirdi. Olay anında evde bulunan Ferhat D. ve Ezgi Ö. gözaltına alındı, ancak ifadelerinin ardından serbest bırakıldılar.
Ferhat D., ifadesinde Semanur ile birkaç gün önce tanıştıklarını, olay sırasında başka bir odada bulunduklarını ve dışarı çıktıklarında Arslan’ı göremediklerini öne sürdü. Ezgi Ö. ise Arslan’ın erkek arkadaşıyla sorunlar yaşadığını ve sık sık ağlama krizleri geçirdiğini iddia etti.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, otopsi ve toksikoloji raporlarının ardından, yeterli şüphe oluşturacak delil bulunmadığı gerekçesiyle bir yıl önce takipsizlik kararı vermişti. Kararda, Arslan’ın telefonundan imaj kaydı alınamadığı ve inceleme yapılamadığı, ayrıca HTS incelemesinde şüpheli bir görüşme tespit edilmediği belirtilmişti. Otopsi raporunda ise ölüm sebebinin iç ve dış kanama olduğu ifade edilmişti.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, bu karara itiraz etti. İtiraz dilekçesinde, Arslan’ın ölümünden önce taksi çağırdığı ve eşyalarını hazırlayıp salona koyduğu bilgisi yer aldı. Mahkeme, itirazı değerlendirerek takipsizlik kararını kaldırdı.
Ancak savcılık tarafından yeniden açılan dosyada, ikinci kez takipsizlik kararı verildi. 14 Mayıs’taki kararda, Arslan’ın telefonunun imaj kaydının alınamadığına dair rapor bulunduğu belirtildi. Semanur Arslan’ın kullandığı telefon hattına ait iletişim tespit evrakında olay tarihine yakın birçok görüşme kaydı tespit edildiği, ancak tanık ifadeleri ve diğer delillerin, Arslan’ın başka kişiler tarafından öldürüldüğünü veya intihara yönlendirildiğini göstermediği ifade edildi.
Kararda, Semanur Arslan’dan elde edilen tırnak parçalarındaki erkek DNA’sının profilinin tespit edilemediği, şüpheli beyanları ve görüntü inceleme tutanaklarının uyumlu olduğu vurgulandı. Ailenin avukatı Ilgın Naz Malkoç Karan, karara itiraz edeceklerini belirtti ve Arslan’ın bir yıl önce kardeşine, ‘Bana bir şey olursa telefon şifrem bu’ şeklinde bir mesaj gönderdiğini ifade etti.
Karan, “Savcılık gerekli araştırmayı yapmadan takipsizlik kararı verdi. Semanur’un olay öncesinde taksi çağırması ve eşyalarını hazırlaması, intihar etmeyi düşünen bir kişinin davranışları değildir,” dedi. Aile, soruşturmanın daha derinlemesine yapılmasını ve eksik kalan noktaların araştırılmasını talep ediyor.
Bu olay, kadın cinayetleri ve şiddet konularında toplumda büyük bir hassasiyet yaratırken, soruşturmanın seyrinin nasıl gelişeceği merakla bekleniyor.




