Cannes Film Festivali’nde Oksijen: Sinemanın Kalbi Burada Atıyor
Cannes Film Festivali, sinema tutkunlarının buluşma noktası olarak heyecan dolu anlara ev sahipliği yapıyor.
Cannes Film Festivali, sadece Güney Fransa’nın gözde şehri Cannes’da yaşanan bir heyecan değil; sinema, belki de futbol kadar paylaşılan bir tutku. 12 Mayıs akşamı saat 19:00’da Kırmızı Halı’da başlayan açılış töreni, dünya genelinde en çok izlenen etkinliklerden biri olma özelliğini sürdürüyor. Fransa Sinema Federasyonu, bu yıl açılışı tam 950 sinemadan canlı yayınlayarak sinema severlere ulaşmayı hedefliyor.
Cannes, film festivali olmanın ötesinde, uluslararası bir etkinlik olarak kutlanıyor. Mayıs ayı geldiğinde, La Croisette sahili, ünlü olma hayaliyle gelen ‘starlet’lerin akınına uğruyor. Şehirdeki restoranlar özel festival menüleri hazırlarken, fiyatlar genellikle artmıyor. Yerel halk, festival döneminde daha şık giyinmeyi tercih ediyor. Yabancı ziyaretçiler arasında ise rahat bir şıklık benimseyenler ile gösterişli ve renkli kıyafetler tercih edenler dikkat çekiyor. Herkesin kendine özgü tarzıyla katıldığı bu festivalde, kimse kimseyi yargılamıyor; sessiz bir festival anlaşması hâkim.
Cannes, normalde de sakinlerinin güvenliği için özen gösteren bir şehir. Festival döneminde güvenlik önlemleri daha da artırılıyor. Sokaklarda yoğun bir kalabalık olmasına rağmen, genellikle tatsız olaylar yaşanmıyor. Festival süresince, katılımcıların filmleri izlemeleri pek mümkün olmuyor; bu nedenle sahil ve lüks otellerde çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Bu etkinlikler, biletli veya davetiyeli olup, katılımcıların uzun kuyruklarda beklemesini gerektiriyor. Yer kalırsa, festival salonlarına da sinemaseverler kabul ediliyor, ancak önceden organizasyona katılmak ve kuyrukta beklemek gerekiyor.
Jüride Fransız Yok
Festival sarayında yapılan ilk basın toplantısında, bu yılki jüri üyeleri tanıtıldı. Jüri, Cannes ile geçmişte yakın bağları olan isimlerden oluşuyor. Güney Koreli yönetmen Park Chan-wook’un başkanlık edeceği jüride, Amerikalı oyuncu Demi Moore, İrlandalı-Etiyopyalı oyuncu Ruth Negga, Belçikalı yönetmen Laura Wandel, Çinli yönetmen Chloé Zhao, Şilili yönetmen Diego Céspedes, Fildişi Sahili-Amerikalı oyuncu Isaach De Bankolé, İskoç senarist Paul Laverty ve İsveçli oyuncu Stellan Skarsgård yer alıyor. Bu yılki festivalde yarışacak 22 film arasından ödülleri belirleyecek olan jüri, Fransız isimler içermemesiyle dikkat çekiyor.
Oyuncu, yönetmen ve senaristlerden oluşan jüri, Cannes’da farklı bir duruş sergiliyor. Basın toplantısında, bu önemli isimlerin alçakgönüllü ve heyecan dolu halleri dikkat çekti. Stellan Skarsgård’ın ‘sistematik şiddete karşı duran sinema’ vurgusu, basın tarafından olumlu karşılandı. Yargılanma, hedef olma ve mesaj verme gibi temalar sıklıkla dile getirildi. Cannes, bu yıl her zamankinden daha fazla siyasi bir duruş sergileyeceğinin sinyallerini veriyor.
Açılış Filmi ‘Elektrikli Venüs’
Festivalin açılış töreninde, sunuculuğunu tiyatro kökenli Fransız aktris Eye Haïdara’nın üstlendiği etkinlikte, vizyoner yönetmen Sir Peter Jackson’a Onur Ödülü verildi. Grand Théâtre Lumière’de, yönetmen Pierre Salvadori’nin ‘La Vénus électrique’ filminin dünya prömiyeri ile festival resmen başladı. Film, 1928 Paris’inde geçiyor ve genç ressam Antoine Balestro’nun hikayesini konu alıyor. Eşinin ölümünden sonra galeri sahibi Armand’ı umutsuzluğa sürükleyen Antoine, bir akşam medyum aracılığıyla eşiyle iletişim kurmasıyla yeni bir maceraya atılıyor. Salvadori’nin eseri, ‘nefis gülünç bir romantik komedi’ olarak tanımlanıyor. Başrolde Pio Marmaï, ona Anaïs Demoustier ve Gilles Lellouche eşlik ediyor. Cannes’da prömiyeri yapılan film, Fransa adına Oscar’a da gidecek.
Festival sarayında ışıklar sönünce, filmin başlamasını beklemek büyük bir heyecan yaratıyor. Sanki çocukluğumdaki Konak Sineması’nda gibiyim; orada her zaman harika filmler izlenirdi. Festivalin basın toplantıları ve açılış konuşmaları, yaratıcılık üzerine paha biçilmez derslerin alındığı ortamlar sunuyor. Burada olmanın ayrıcalığını herkes hissediyor ve bu nedenle yaşananlar son derece samimi. 22 film, Altın Palmiye için yarışacak ve diğer bölümlerle birlikte toplam film sayısı altı katına çıkacak. Jüri ve izleyiciler, 12-23 Mayıs tarihleri arasında filmden filme koşacak. Mitik Kırmızı Halı’da eğlence dünyasının, teknolojinin ve medyanın aktörleri, birkaç kraliyet ailesi üyesi ile birlikte boy gösterdikten sonra, samimi gülümsemelerle salonlara yöneliyor.




