Hollandalı Müslüman Zeynep van de Weijer’in Dönüşüm Hikayesi

Zeynep van de Weijer, Müslüman olduktan sonra yaşadığı manevi ve fiziksel dönüşümü paylaşıyor.

Limburg bölgesinde polis memuru olarak görev yapan Zeynep van de Weijer, Müslümanlık yolculuğunun kendisine kazandırdığı manevi ve fiziksel değişimleri aktardı. Müslüman olmadan önce otoimmün hastalığı nedeniyle depresyon yaşayan van de Weijer, bu süreçte yaşam kalitesinin düştüğünü ifade etti. İslam’ı seçmesinin ardından hem ruhsal hem de bedensel olarak büyük bir iyileşme yaşadığını belirtti.

“Artık dışarı çıkmıyordum ve kendimi iyi hissetmiyordum. İslam’ı seçtikten sonra hem mutluluğu hem de sağlıkla birlikte huzuru buldum.”

Zeynep van de Weijer’in İslam ile tanışması sosyal medya aracılığıyla gerçekleşti. Kur’an okumaya başladıktan sonra derinlemesine araştırmalar yaptığını anlatan van de Weijer, ilk kez arkadaşlarıyla camiye gittiği anı şu sözlerle paylaştı:

“Orada öyle bir his yaşadım ki, şimdi bile tüylerim diken diken oluyor. Kendimi çok sıcak ve hoş karşılanmış hissettim. O an İslam’da daha fazlası olduğunu düşündüm. Ondan sonra bir daha hasta olmadım, tekrar mutluyum ve ellerim de düzeldi.”

Müslüman olduktan sonra oruç tutmanın kendisi için daha kolay hale geldiğini ifade eden van de Weijer, Ramazan ayının yalnız olan mühtediler için zorlayıcı olduğunu, camilerin düzenlediği iftarların ise kendisine büyük destek sağladığını dile getirdi.

Van de Weijer, ailesiyle olan ilişkisini de şu şekilde anlattı: “Annem bana, ‘Eğer bu yolda mutluysan, neye inandığın umurumda değil. Yeter ki sen mutlu ol, ben arkandayım’ dedi. Ertesi gün camiye giderek kelime-i şehadet getirdim. Babama ise ‘Artık senin bıraktığın kız değilim, Müslüman oldum’ dedim. O da bunu hemen kabul etti.”

Müslüman olmasının ardından babası, namaza katılmasa da onun bu seçiminden memnuniyet duydu ve ilişkileri güçlendi. Van de Weijer, aile desteğinin önemine vurgu yaparak, “Ailen senin her zaman ailendir, sonsuza kadar senden uzak kalamazlar. Müslüman olduğumda seçimimin arkasında durdular, bu çok büyük bir şanstı.” şeklinde konuştu.

İslam’ın en çok hoşuna giden yönünün tövbe kapısının her zaman açık olması olduğunu belirten van de Weijer, “Günah işlesek bile her zaman Allah’a dönebiliriz. Bu, İslam’ın en güzel yönlerinden biri.” dedi. Zeynep van de Weijer’in hikayesi, Avrupa’da İslam’ı seçen mühtedilerin manevi ve sosyal dönüşümüne örnek teşkil ediyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu