Müzik ve Vicdan: Beethoven’ın 9. Senfonisi’nin Anlamı
Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası, Beethoven’ın 9. Senfonisi ile müzikte insanlığın kardeşlik ve barış mesajını vurguladı.
Bazı akşamlar, sadece bir konser dinlemekten çok daha fazlasını sunar. Önceki akşam, işte böyle bir deneyim yaşandı. Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası, Beethoven’ın 9. Senfonisi ile konser mevsimini muhteşem bir şekilde kapattı. Orkestraya, şef Carlo Tenan yönetiminde, ödüllü solistler Enkeleda Kamani (soprano), Deniz Uzun (mezzosoprano), İlker Arcayürek (tenor) ve Li Huanhong (bas) ile Transilvanya Devlet Filarmoni Korosu eşlik etti.
Bu konser, sıradan bir müzik etkinliğinden çok daha fazlasıydı. Dayanışma, kardeşlik ve barış temalarını işleyen bu eser, Türkiye’nin mevcut karamsar atmosferinde bir umut ışığı oldu. Beethoven, benim için tarihin en büyük ve devrimci bestecisi. Yenilikçiliği, derinliği ve huzursuzluğu ile evrensel kültürde önemli bir yer edinmiştir.
Beethoven, sağır olduğu yıllarda bile insan ruhunun sesini duyabiliyordu. 9. Senfoni’yi bestelediğinde, dış dünyadan tamamen kopmuştu; ancak insanlığın umutlarını ve karanlıklarını müziğine yansıtmıştı. Bu eser, insanlığın birbirine düşman olmadan bir arada yaşayabilme ihtimaline dair bir çağrıdır. Avrupa’nın savaş tarihinden sonra bu eser, adeta bir barış manifestosuna dönüşmüştür.
Günümüzde, insanların birbirine düşmanlaştırıldığı bir ortamda, sahnedeki sanatçılar şu mesajı veriyor: “Hayır, insan sadece nefret için yaratılmadı.”
Konser boyunca, salonun içinde oluşan yoğun sessizlik, dinleyicilerin aynı anda nefes alıp vermesiyle hissedildi. Orkestranın her bir üyesi, müziği ustalıkla icra ederek bu atmosferi yarattı. Yüzyıllardır süregelen savaşların ve nefretin gölgesinde, kardeşlik çağrısı adeta ruhuma işledi. Gözyaşlarımı tutmakta zorlandım; çünkü bugünün dünyasında bu düşünceler ne kadar uzak geliyor!
Finalde, Schiller’in unutulmaz dizeleri “Neşeye Övgü”, salonu aydınlattı. “Neşe, tanrıların güzel kıvılcımı,/ Ey cennetin kızı!” sözleri, insanlık fikrinin yankılandığı bir anı oluşturdu. Kardeşlik düşüncesi, günümüzün nefret dolu atmosferinde belki de en çok ihtiyaç duyduğumuz şey. Müzik, sanat, insanları birbirine en çok yaklaştıran dildir.
Konser sona erdiğinde, salondaki alkışlar dinmek bilmedi. Bu alkışlar, sadece müzikal bir başarıyı değil, aynı zamanda birlikte yaşama arzusunu da kutluyordu. Sanat, unutturulan insanlığımızı geri kazandırır. Teşekkürler Borusan Sanat, BİFO ve hayatı yaşanabilir kılan herkese.
Not: Borusan Quartet’in kapanacağına dair söylentiler var. Borusan Genel Sanat Müdürü Ahmet Erenli, bu iddiaların asılsız olduğunu belirtti ve yakında bir açıklama yapacaklarını söyledi. Bekliyoruz.




