Çocuklara Sürekli Övgü Vermek: Masum Olmayan Etkileri

Çocuklara sık sık övgü vermenin etkileri, motivasyonu nasıl değiştirdiği üzerine uzman görüşleri.

Çocuk yetiştirirken kullanılan dil, çoğu zaman ebeveynlerin farkında olmadan alışkanlık haline getirdiği bir durumdur. Gün içinde sıkça söylenen kısa övgüler, ebeveynler için destekleyici bir davranış olarak görünse de, çocuklar açısından bu ifadeler yalnızca bir takdir ifadesi olmanın ötesine geçer. Bu durum, çocukların davranışlarının nedenini, başarıyı nasıl algıladıklarını ve kendilerini nasıl değerlendirdiklerini etkileyebilir. Bu nedenle, çocuk psikolojisi alanında son yıllarda öne çıkan tartışmalardan biri, çocuklara övgü vermenin gerekliliği değil, övgünün nasıl verildiğinin gelişim üzerindeki etkisidir.

Yapılan araştırmalar, sık sık tekrarlanan genel övgülerin çocuklarda beklenmedik bir şekilde iç motivasyonu zayıflatabileceğini göstermektedir. Çocuklar, yaptıkları şeyden keyif almak yerine, takdir edilmek için davranmaya başlayabilir. Böylece öğrenmenin odağı, onay almak haline gelebilir.

Uzmanlar bu durumu dış motivasyon döngüsü olarak tanımlamakta; çocukların zamanla kendi değerlendirmelerini yapmak yerine, yaptıkları şeyin değerini yetişkinlerin tepkileri üzerinden ölçmeye başladıklarını belirtmektedir.

Öte yandan, “Ne kadar akıllısın” veya “Sen zaten çok yeteneklisin” gibi iyi niyetle söylenen ifadeler, çocuklarda farkında olmadan baskı yaratabilir. Bu tür mesajlar, çocukların başarısız olduklarında değer kaybedecekleri düşüncesine kapılmalarına neden olabilir. Sonuç olarak, bu durum zor görevlerden kaçınma, risk almama ve hata yapmaktan çekinme davranışlarını beraberinde getirebilir. Oysa öğrenme psikolojisi, gelişimin tam da çocuğun denediği, yanıldığı ve tekrar denediği alanlarda gerçekleştiğini savunmaktadır.

Aşırı övgü, rehberliği zayıflatabilir.

Psikologlar, övgü enflasyonu olarak adlandırdıkları bir noktada, çok sık kullanılan övgülerin anlamını yitirdiğini ifade ediyor. Çocuk, aferin kelimesini duyuyor ancak neden aferin aldığını anlamıyor. Yani geri bildirim mevcut, ancak bu geri bildirim yol gösterici olmaktan uzaktır. Çocuğun gelişimi açısından önemli olan şey, övgünün miktarı değil, içeriğidir.

Günümüzdeki ebeveynlik modelleri, övgüyü tamamen kaldırmak yerine yönünü değiştirmeyi önermektedir. Bu yaklaşım süreç odaklı geri bildirim olarak adlandırılmakta; burada çocuğun başarısından çok, denemesi, çaba göstermesi, çözüm araması ve sabretmesi ön plana çıkarılmaktadır. Bu yöntem, çocuğun öğrenmeye karşı daha güçlü bir ilgi geliştirmesine yardımcı olurken, hata karşısında daha dayanıklı olmasını da desteklemektedir. Kendi çabasının sonuç doğurduğunu fark eden çocuk, zamanla dış onaya değil, emeğine güvenmeye başlar ve bu da kalıcı bir özgüvenin oluşmasına katkı sağlar. Böylece çocuk, “Ben başarılıyım” düşüncesi yerine, “Uğraştığımda öğrenebilirim” düşüncesiyle hareket etmeyi öğrenir.

Uzmanlar, çocuklarla iletişimde küçük bir dil değişikliğinin büyük farklar yaratabileceğini vurgulamaktadır. Sıkça kullanılan aferin, süpersin veya harikasın gibi genel övgüler yerine, çocuğun ne yaptığına ve nasıl çaba gösterdiğine odaklanan ifadelerin tercih edilmesi önerilmektedir. Örneğin, “Bunu yaparken gerçekten uğraştın”, “Zorlandığını gördüm ama devam ettin”, “Kendi çözümünü bulman önemliydi” veya “Sabırlı davranman işe yaradı” gibi cümleler, çocuğun davranışını tarif ederek süreci görünür hale getirmektedir. Bu yaklaşımda amaç, çocuğu değerlendirmek değil, yaptığı çabayı fark ettiğini hissettirmektir. Çocuk gelişiminde belirleyici olan şey, ne kadar övdüğümüz değil, çocuğun emeğini gerçekten görüp görmediğimizdir. Çünkü çocuklar, alkışla değil, anlaşıldıklarını hissettiklerinde güçlenirler.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu