Kuş Kolektifi doğa ve sanatı bir araya getiriyor
Sabancı Vakfı’nın 17. Sezon Fark Yaratanı Yaz Güvendi, Kuş Kolektifi ile nesli tehlikedeki kuşları sanat ve müzik yoluyla görünür kılıyor.
Sabancı Vakfı’nın Fark Yaratanlar Programı’nın 17. sezonunda Fark Yaratan seçilen Yaz Güvendi, kurucusu olduğu Kuş Kolektifi ile doğa koruma çalışmalarına sanatsal ve kültürel bir boyut kazandırıyor. Kolektif; müzik, sanat, kuş gözlemi ve doğa farkındalığını bir araya getirerek insanların doğayla daha güçlü bir ilişki kurmasını amaçlıyor.
Farklı kültürlerle iç içe geçen bir çocukluk ve gençlik döneminin ardından yaşamını doğayla kurduğu bağ etrafında şekillendiren Güvendi, çevre ve iklim krizi alanında faaliyet gösteren çeşitli sivil toplum kuruluşlarında görev aldı. Bolkar Dağları’ndaki bir saha çalışmasında göremediği, ancak sesini duyabildiği kuşlar ise Kuş Kolektifi’nin kuruluşuna ilham verdi.
2025’te kurulan Kuş Kolektifi, aynı yıl nesli tehlike altındaki kuş türlerini müzik yoluyla daha görünür hale getirmek amacıyla “Miras” albümünü yayımladı. Albümde kuş sesleri; çeng, kopuz, rebab, kam davulu ve ruzba gibi Anadolu’nun geleneksel çalgılarıyla buluşturuldu. Çalışma, dinleyicilere özgün bir işitsel deneyim sunarken ekolojik ve kültürel mirasın korunmasına dikkat çekiyor.
“Miras” albümüyle bugüne kadar 100 binin üzerinde dinleyiciye ulaşan Kuş Kolektifi, çalışmalarını konser, atölye, kuş gözlem yürüyüşü ve eğitim programlarıyla sürdürüyor. Okullarda çocuklar ve gençler için düzenlenen etkinliklerde Türkiye’nin kuş türleri tanıtılırken, unutulmaya yüz tutan geleneksel çalgılar da katılımcılarla buluşturuluyor. Müzik, gözlem ve doğa farkındalığını birleştiren bu çalışmaların, katılımcıların doğal çevre ve kültürel mirasla bağını güçlendirmesi hedefleniyor.
Farklı şehirlerde gerçekleştirilen etkinlikler ve iş birlikleriyle faaliyet alanını genişleten Kuş Kolektifi, doğayı koruma fikrinin yanı sıra doğayla temas kurmanın ve onu deneyimlemenin önemine de vurgu yapıyor.
Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, Yaz Güvendi’nin sanatın dönüştürücü gücünden yararlanarak nesli tehlike altındaki kuşları daha geniş kitlelerle buluşturduğunu belirtti. Safkan, bu yaklaşımın doğayla bağ kurmayı, biyolojik çeşitliliğin korunmasını ve kültürel mirasın yaşatılmasını desteklediğini ifade ederek, vakıf olarak çalışmaya katkı sunmaktan memnuniyet duyduklarını söyledi.




