İsrail Basınında NATO Zirvesi Analizi: Türkiye’nin Rolü Öne Çıkıyor

İsrail basını, NATO Zirvesi’nde Türkiye’nin artan etkisini ve Trump’ın Erdoğan’a yönelik açıklamalarını ele aldı.

Ankara’da yapılacak olan NATO Zirvesi, ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamalarıyla birlikte İsrail medyasında geniş bir yankı buldu. Haberlere göre, kullanılan diplomatik dilin titizliği, Türkiye’nin bölgesel politika üzerindeki etkisini artırma stratejisinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor.

Trump’ın Türkiye ve İran ile ilgili son açıklamaları, uluslararası kamuoyunun dikkatini çekti. İsrail merkezli Haaretz gazetesinde yer alan bir analizde, Trump’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik kullandığı dikkatli dilin bir tesadüf olmadığı vurgulandı. ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, iki lider arasındaki ilişkinin derin bir hayranlık temelinde şekillendiğini belirtti.

Trump, 7 Temmuz’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi’ne katılma nedenini Erdoğan’a duyduğu saygı olarak ifade ederken, Türkiye’nin F-35 savaş uçakları talebiyle ilgili olarak da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı memnun edecek bir adım atabileceğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşan NATO Zirvesi’ni sıradan bir toplantı olarak değil, tarihi bir fırsat olarak görüyor. Türkiye, 2004 yılında bir NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yaptığında, savunma sanayisi ordunun ihtiyaçlarının yalnızca beşte birini karşılayabiliyordu. Ancak günümüzde Türkiye, milyarlarca dolarlık dış alım anlaşmalarını iptal edip yerli üretime yönelerek bölgesel bir İHA imparatorluğuna dönüşmüştür. Yıllık savunma sanayisi üretiminin 20 milyar dolar civarında olduğu ve Türkiye’nin artık sadece bir silah alıcısı değil, aynı zamanda askeri deneyim sağlayıcısı olarak kendini sunduğu ifade ediliyor.

Ankara’daki zirve için kapsamlı bir hazırlık yapılmakta. İletişim Başkanlığı, zirveye 32 devlet başkanı ve binlerce yabancı konuğun katılacağını duyurdu. Türkiye, zirve için benzeri görülmemiş güvenlik önlemleri almış durumda. Zirve öncesi terörle mücadele operasyonları çerçevesinde 200’den fazla kişi gözaltına alındı.

Türkiye’nin Katar, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt’i zirveye davet etmesi, Ankara’nın NATO ile Körfez ülkeleri arasında merkezi bir eksen oluşturma çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bölge ülkelerinin güvenliklerini yalnızca dış ittifaklara dayandıramayacakları fikrini savunarak yeni bir doktrin geliştirdi. Fidan, Ocak ayında Al Jazeera’ya verdiği mülakatta Türkiye’nin vizyonunu şu şekilde ifade etti: “Devletler arasında temel ve nihai güveni yaratacak bölgesel güvenlik düzenlemeleri kurmak istiyoruz. Bölgesel bir dayanışma platformu oluşturmayı hedefliyoruz.”

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu