Kemal Kılıçdaroğlu’ndan ‘Terörsüz Türkiye’ İçin Dört Öneri
Kemal Kılıçdaroğlu, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi için dört önemli öneri sundu. Sürecin hukuki altyapısı ve demokratik reformlar ön planda.
Türkiye, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefine ulaşmak için önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. PKK’nın silah bırakma ve kendini feshetme yönündeki adımları, bu sürecin hukuki altyapısını oluşturacak düzenlemeleri gündeme getiriyor. TBMM Başkanlığı’nın siyasi partilerle yürüttüğü temaslar ve taslak çalışmaları, sürecin kritik bir aşamaya gelmesine olanak tanıdı.
Bu gelişmeler yaşanırken, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine dair açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu, daha önceki süreçlerde de görüşlerini dile getirdiğini belirterek, bu konuda desteklerinin yeni olmadığını vurguladı.
“Gizli kapaklı yapmayın, Meclis’e getirin diye TBMM’yi adres gösterdik. Nihayet 13 yıl sonra bizim önerimize gelindi. Sorunun çözüm adresi olarak TBMM gösterildi.”
Kılıçdaroğlu, gerçekçi bir çözüm için dört temel boyutun bulunduğunu ve bu boyutların birlikte ele alınmasının süreci başarıya götüreceğini ifade etti. Bu dört öneri ise şöyle sıralandı:
1 – Terör örgütünün doğrulanabilir biçimde silahsızlanması ve örgütsel tasfiyesi;
2 – Türkiye’nin tüm yurttaşlarını kapsayan demokratik ve hukuki reformların gerçekleştirilmesi;
3 – Irak ve Suriye’deki bağlantılı silahlı yapıların geleceğini kapsayan bölgesel güvenlik düzenlemelerinin hayata geçirilmesi;
4 – Dış güçlerin vekil yapılanmalar üzerinden müdahalesini sınırlayacak bir egemenlik stratejisinin oluşturulması.
Bu dört boyut, her aşamada dikkate alınmalıdır. Türkiye, kendi iç barışını sağlarken dış jeopolitik hesaplara karşı da dikkatli olmalıdır. Bu mesele, Türkiye’nin kendi tarihsel ve toplumsal gerçekliği içinde, kendi Meclisiyle, kendi hukukuyla, kendi yurttaşlarıyla çözmesi gereken bir meseledir. Dolayısıyla Türkiye, hem güvenlik mimarisini hem de toplumsal barışını hukuk ve demokrasi temelinde inşa etmelidir.”
Kılıçdaroğlu, yürütülen sürece dair şu ifadeleri de kullandı:
“Bugün konuştuğumuz mesele yalnızca bir güvenlik başlığı, örgütün silah bırakması veya kendisini feshetmesi değildir. Terörün bitmesi tarihsel bir fırsattır. Bu süreci cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırma süreci olarak görüyoruz. Cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırmak, güvenliği hukuka yerleştirmeden, özgürlüğü de güvenliğin önüne koymadan, bu iki güveni ortak alanda birleştirmektir. Farklı toplumsal aidiyetlerin çatışma alanı olmaktan çıkarılıp ortak güvence altına alınması gerekmektedir.”
“Bu mesele Türkiye’nin güvenliği ve dış politikası için de hayati öneme sahiptir. Bu sorunu çözmeden Türkiye’nin güçlü bir bölgesel aktör haline gelmesi oldukça zor. Bu noktada artık ilkesel bir çerçeve ortaya koyuyoruz. Terörün bitmesi ve üniter devlet yapısı bizim kırmızı çizgimizdir. Çağrımız çok açıktır: Sürecin tüm aşamaları bundan sonra da TBMM merkezli yürütülmelidir. Çerçeve yasa, açık hukuk ilkelerinin ürünü olmalıdır. Silahsızlanma gerçek, denetlenebilir ve geri dönüşsüz olmalıdır. Demokratik siyasetin alanı genişletilmelidir. Üniter yapı ve egemenlik ilkesi korunmalıdır.”




