Okullarda Şiddet Olayları: Gençlerin Çığlığı
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul saldırıları, eğitim güvenliği ve gençlerin ruhsal durumu hakkında endişeleri artırdı.
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da meydana gelen okul saldırıları, ülkemizi derinden etkileyen bir endişe kaynağı haline geldi. Bu olaylar, eğitimde güvenlik sorunlarını ve gençlerin psikolojik durumlarını yeniden gündeme getirdi.
İki farklı şehirde öğrencilerin silahlı saldırılara karışması, ailelerde büyük bir korku yaratırken, uzmanlar çocukların şiddete yönelme sebeplerine dikkat çekiyor. Ruh Sağlığı Derneği Başkanı Dr. Ömer Akgül, yaşanan trajedilerin ardından yaptığı açıklamada, çocukların içsel gerilimlerinin doğru bir şekilde yönlendirilmediği takdirde şiddet eylemlerine dönüşebileceğini belirtti. Akgül, ailelerin ve eğitimcilerin bu süreçte daha aktif bir rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı.
“Görünür Olmak İçin Şiddete Başvuruyorlar”
Akgül, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki saldırılarla ilgili olarak, velilerin çocuklarına nasıl sahip çıkabileceği ve şiddet olaylarından nasıl uzak tutabilecekleri konusunda şu değerlendirmeyi yaptı:
“Öncelikle hayatını kaybeden meslektaşımıza ve öğrencilere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Şiddet, bireyin varoluşsal anlamından uzaklaştıkça ortaya çıkan bir gerilimdir. Çocuklar, kendilerini ifade etmek için şiddete başvurabilirler. Aileler, çocuklarının potansiyellerini keşfetmelerine yardımcı olmalı; aksi takdirde bu tür davranışlar sergileyecekler. Bu olayların tekrar yaşanmaması için, çocukların kendi özlerini keşfetmeleri konusunda rehberlik edilmelidir.”
Bastırılmış Duygular Yıkıcı Eyleme Dönüşüyor
Akgül, çocukların bu tür saldırılara yönelme sebeplerinin psikolojik boyutunu değerlendirirken, birçok faktörün etkili olduğunu belirtti. Şiddet eğiliminin, bastırılmış duyguların dışa vurumu olduğunu ifade eden Akgül, bu gerilimin doğal yollarla çözülmediğinde, çocukların görünür olmak için gayrimeşru yolları tercih edebileceğini vurguladı. “Herkes görünür olmak istiyor. Eğer bunu meşru yollarla başaramazlarsa, gayrimeşru yollarla şiddet eylemlerine başvuruyorlar. Bu, çağımızın bir fenomeni haline geldi.” dedi.
“Psikosoyal Müdahale Timleri İlgilenmeli”
Akgül, eğitimcilerin şiddet eylemlerinden etkilenen çocuklara nasıl yaklaşmaları gerektiği konusunda da önerilerde bulundu. “Bu çocukların gözleri önünde arkadaşları hayatını kaybetmiş. Onlara mutlaka psikososyal destek sağlanmalı. Yaşadıkları travmaları atlatabilmeleri için desteklenmeliler. Öğretmenler ve aileler, bu konuda daha fazla sorumluluk almalı. Ayrıca, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı’nın psikososyal destek timlerinin devreye girmesi daha etkili olacaktır.”
“Benim İçin Hayatın Sonu, İmzayı Atarım”
Akgül, gençlerin hayalleri ve umutları olduğunu hatırlatarak, sorunlarla başa çıkmak için profesyonel destek almalarının önemini vurguladı. “Şiddete başvurmak yerine, destek aramalılar. ‘Artık bununla başa çıkamam, hayatımın sonu geldi’ diyerek bu tür eylemlere yönelmek doğru değil.” şeklinde konuştu.




