Eş Genel Başkanlarımız 1 Eylül’de Barış İçin Alanlardaydı

Eş Genel Başkanlarımız, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde barış çağrısı yapmak üzere Diyarbakır ve İstanbul’da buluştu.

Eş Genel Başkanlarımız Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla Diyarbakır ve İstanbul’da bir araya geldi. Hatimoğulları, Diyarbakır’daki yürüyüşte yaptığı konuşmada, barış mücadelesinin önemine vurgu yaptı.

Hatimoğulları, “Bugün barışın kenti Amed’den tüm Türkiye’ye ve dünyaya sesleniyoruz. Abdullah Öcalan’ın İmralı’dan başlattığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısına en güçlü yanıtın yükseldiği yerden, Amed’den İmralı’ya selam olsun!” dedi. Barışın inşası için mücadele edenlere selam gönderdi ve geçmişte yaşanan acıların unutulmaması gerektiğini belirtti.

1 Eylül’ün tarihi, 1939’da II. Dünya Savaşı’nın başlangıcına dayanıyor. Hatimoğulları, bu günün savaşın yarattığı yıkımları unutmamak için önemli bir hafıza oluşturduğunu ifade etti. “Acılarımızı unutmadan, onurlu bir barış inşa etmek için mücadele etmeliyiz,” dedi. 1 Eylül’de yaşamını yitirenleri saygıyla andığını belirtti.

Barışın adalet ve eşitlik demek olduğunu vurgulayan Hatimoğulları, “Barış, bir Kürt’ün kendi anadilinde eğitim alabilmesi demektir. Hiçbir gazetecinin hapiste olmaması, Abdullah Öcalan’ın özgür olması barışın gereğidir,” ifadelerini kullandı. Barışın, kadınların özgürlüğü ve eşitliği için de önemli olduğunu dile getirdi.

Kalıcı barışın demokrasiden geçtiğini söyleyen Hatimoğulları, barışın pasif bir durum olmadığını, aksine aktif bir irade gerektirdiğini belirtti. Barışın cesurların işi olduğunu ve bu süreçte cesur insanların öne çıktığını ifade etti.

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin başarılı olması için daha güçlü bir örgütlenmeye ihtiyaç olduğunu vurgulayan Hatimoğulları, barışın dilini kurmanın herkesin görevi olduğunu söyledi. Barış Anneleri’nin barış için uzattığı ellerin önemine dikkat çekti.

Bakırhan ise İstanbul’daki yürüyüşte, savaşların emekçiler ve ezilenler için yıkıcı sonuçlar doğurduğunu belirtti. Emperyalist güçlerin çıkarları için savaşları teşvik ettiğini ifade eden Bakırhan, barışın emekçilerin lehine olduğunu vurguladı.

Türkiye’de barış için bir fırsat zemini oluştuğunu söyleyen Bakırhan, bu sürecin iyi değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. “Barış sürecinin desteklenmesi, Türkiye halklarının sorumluluğudur,” dedi. Barışın, ekonomik sorunların çözümünde de önemli bir rol oynayacağını ifade etti.

Son olarak, 40 yıl süren çatışmaların ardından barışın büyütülmesi gerektiğini söyleyen Bakırhan, Türkiye’nin demokratik bir zemine kavuşması için barışın desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Barışın, herkesin hayatını kolaylaştıracağını belirtti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu