Peter Frampton, nadir görülen hastalığı hakkında içten bir güncelleme verdi
Peter Frampton, nadir görülen dejeneratif hastalığı hakkında içten bir açıklama yaptı ve yaşamına dair olumlu bir bakış açısını paylaştı.
Peter Frampton, gitar çalma yeteneğini etkileyen nadir bir dejeneratif hastalıkla karşılaşmasına rağmen olumlu bir tutum sergiliyor.
76 yaşındaki müzisyen, Page Six’e verdiği özel röportajda, “Hayata bakışım bu: ‘İşte hayat böyle,'” dedi. “Şanslıyım. Kariyerim inişli çıkışlı oldu ama uzun vadede her şeyi değerlendiriyorum. Son 60 yıla bakınca, gerçekten en şanslı adamım!”
Frampton, Inclusion Body Myositis (IBM) adı verilen nadir ve ilerleyici bir kas hastalığına yakalandı.
Cleveland Clinic’e göre, bu hastalık “yavaş, ağrısız kas zayıflığı ve iltihaplanma ile karakterizedir ve öncelikle parmaklar, bilekler ve quadriceps kaslarını etkiler.” Tedavisi olmamakla birlikte, fiziksel terapi belirtilerin ortaya çıkışını geciktirebilir.
Frampton, “Ben çok pozitif bir insanım. Sonuçları biliyorum ama bu beni rahatsız etmiyor,” diyerek evinde baston ve yardımcı aletler kullanarak yaşamını nasıl değiştirdiğini anlattı.
Ayrıca, gitar çalma tarzını da değiştirmek zorunda kaldığını belirten Frampton, “Bu bir zorluk ve ben her zaman zorluklara açığım,” dedi.
Grammy ödüllü sanatçı, hastalığın yaşamına bakış açısını değiştirdiğini ve herkesin bir mücadele verdiğini fark ettiğini ifade etti. “Bu, bana nezaketin en önemli şey olduğunu hatırlattı,” diye ekledi. “Birisiyle tanıştığınızda, onun hayatında veya bedeninde neler olup bittiğini bilemezsiniz. Bu yüzden, nezakete odaklanmaya karar verdim.”
Hastalığına rağmen, Frampton geçen yıl bir turneyi tamamladı ve 15 Mayıs’ta 19. solo stüdyo albümü “Carry The Light”ı yayımladı. Albüm, oğlu Julian ile birlikte yazılmış ve üretilmiş olup, Sheryl Crow, H.E.R., Tom Morello ve Graham Nash gibi konuk sanatçıları da içeriyor.
Frampton ayrıca, yeni belgeseli “Frampton” ile de kutlama yapıyor. Bu belgesel, Perşembe akşamı Tribeca Festivali’nde prömiyer yapacak. Frampton’ın uzun süreli grup lideri Rob Arthur tarafından yönetilen film, nadir arşiv görüntüleri, samimi röportajlar ve muhteşem konser anlarıyla dolu.
50 yıl önce yayımlanan “Frampton Comes Alive” adlı çift albüm, hit şarkılarla dolup taşmış ve 7 milyondan fazla kopya satarak en çok satan canlı albümlerden biri olmuştur.
“Show Me the Way” şarkıcısı, albümün Carole King’in “Tapestry” albümünü geçtiğini duyduğunda, “Her şey ters gitmeye başladı çünkü bu çok korkutucuydu,” diyerek sonraki adımlarıyla ilgili panik yaşadığını itiraf etti.
Ancak, kariyeri, eski bir arkadaşının turnesinde gitar çalmasıyla yeniden rayına girdi: David Bowie’nin 1987 tarihli “Glass Spider Tour”u.
İkili, Bowie henüz David Jones olarak bilinirken Frampton’ın babasının sanat derslerinde tanışmıştı. Frampton, genç Bowie’nin bir grupta saksafon çalıp şarkı söylediğini hatırlıyor ve babasına onu sorduğunu belirtiyor.
“Babam, ‘Oh, o Jones, çok yaratıcı,’ dedi. O andan itibaren, bir sonraki yıl okula gittiğimde, ilk öğle yemeğinde Dave’e doğru yola çıktım. O günden beri arkadaşız,” diye hatırlıyor Frampton.
Ne yazık ki, Bowie 10 Ocak 2026’da kanserle verdiği özel mücadelenin ardından hayatını kaybetti. 69 yaşındaydı.
Frampton’ın belgeseli, üç çocuğu Julian, Jade ve Mia ile olan yakın bağını da gözler önüne seriyor. Mia, hit film “Bridesmaids”de, yıldız Kristen Wiig ile uzun ve komik bir diyalogda yer almıştı.
Frampton, “Tüm çocuklarımla çok şanslıyım. Harika bir ilişkimiz var,” diyerek duygularını dile getirdi.




