Fon soruşturmasında Alkin kardeşlerin ifadeleri ortaya çıktı

Fon soruşturması kapsamında ifade veren Kerem ve Emre Alkin’in istifaları, şirket değerindeki artış ve yönetim süreçlerine ilişkin beyanları dikkat çekti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen fon soruşturması kapsamında, Tera Grubu şirketlerinde bağımsız yönetim kurulu üyeliği yapan Kerem Alkin ile Emre Alkin’in şüpheli sıfatıyla verdikleri ifadeler dosyaya yansıdı.

22 Eylül 2026’da ifadeleri alınan kardeşlere; Tera Grubu’nun yönetim yapısı, hisse ve fon işlemleri, yatırım kararları, şirketin piyasa değerindeki yükseliş ile görevlerinden ayrılma süreçleri hakkında sorular yöneltildi.

İstifaları fon krizinden hemen önce gerçekleşti

Emre Alkin, Tera Portföy Yönetim AŞ’de Temmuz 2026’da bağımsız yönetim kurulu üyesi olduğunu ve 17 Eylül 2026’da görevinden ayrıldığını belirtti. Yaklaşık iki aylık sürede yalnızca bir tanışma toplantısı yapıldığını, ardından başka bir yönetim kurulu toplantısı düzenlenmediğini söyledi. Alkin ayrıca şirketin imza sirkülerinde adının bulunmadığını ifade etti.

Kerem Alkin ise Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ’de Mayıs 2025’te başladığı bağımsız yönetim kurulu üyeliğinden 18 Eylül 2026’da istifa ettiğini aktardı. Savcılık, iki kardeşin bir gün arayla görevlerinden ayrılmasıyla sonrasında ortaya çıkan fon krizi arasında bağlantı olup olmadığını sordu. Kerem Alkin, bu iki gelişmenin birbirinden bağımsız olduğunu savundu.

Şirket değerindeki yükseliş sorgulandı

Soruşturmanın dikkat çeken başlıklarından biri, Tera Yatırım’ın piyasa değerinde kaydedilen artış oldu. Savcılık, yaklaşık 1,4 milyar lira olan piyasa değerinin bir yıl içinde 280 milyar liraya ulaşmasının nedenini her iki kardeşe de sordu.

Emre Alkin, holdingin sürekli büyümesinin iştiraklerin değer kazanacağı yönünde bir algı oluşturmuş olabileceğini dile getirdi. Borsa işlemleri konusunda doğrudan bilgisinin bulunmadığını belirtti. Kerem Alkin ise hisseler ve fonlarda kimlerin alım ya da satım yaptığının Sermaye Piyasası Kurulu raporlarıyla daha net ortaya çıkabileceğini, değer artışında arz ve talep dengesinin etkili olabileceğini söyledi.

Kerem Alkin, yaklaşık 16 aylık görev süresinde, yanlış hatırlamıyorsa üç yönetim kurulu toplantısı yapıldığını ifade etti. Toplantıların sınırlı kalmasını Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen’in yoğunluğuna bağlayan Alkin, hisse alım satım işlemlerine katılmadığını ve bu işlemlerin ilgili şirket ekibi tarafından yürütüldüğünü savundu.

Risk raporlarındaki uyarılar dosyaya sunuldu

Kerem Alkin, görev alanının riskin erken saptanması komitesiyle ilgili çalışmaları yürütmek olduğunu söyledi. Bu kapsamda 2025 yılının kasım ayında bir, 2026’da ise iki rapor hazırladığını belirtti. Alkin ayrıca 2026’nın ikinci yarısına ilişkin 54 sayfalık kapsamlı bir risk raporu düzenlediğini kaydetti.

Alkin, sorumlu olduğu alanlarda hazırladığı raporlar dışında şirketle ilgili olağan dışı bir durum tespit etmediğini belirtti. Ancak müdafii, raporlarda menkul değerler, likidite oranı ve ani çıkışlara ilişkin ayrıntılı uyarılar bulunduğunu söyledi. Savunmaya göre raporlarda, fonlardan toplu para çekilmesi halinde şirketin sorun yaşayabileceği de ifade edildi. Bu raporların belgeleri savcılık dosyasına sunuldu.

Bu nedenle soruşturmanın önemli başlıkları arasında, fon çıkışı riskinin şirket içinde ne zaman fark edildiği, uyarıların kimlere iletildiği ve yönetimin bu tespitler üzerine herhangi bir önlem alıp almadığı bulunuyor.

“Sermaye piyasası hakkında yeterli bilgim yok”

Yaklaşık 16 ay boyunca bağımsız yönetim kurulu üyeliği yapan Kerem Alkin, kendisinin ve çekirdek ailesinin borsa, sermaye piyasası veya fonlarda yatırım yapmadığını söyledi. Alkin, sermaye piyasası konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığını ve bu nedenle herhangi bir işlem gerçekleştirmediğini ifade etti.

Müdafii ise Alkin’in bağımsız yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle Tera Yatırım’da odası, kartviziti ve kurumsal e-posta adresi bulunmadığını savundu. Bu durumun, şirket yönetimine karşı bağımsız ve mesafeli konumunun sonucu olduğu ileri sürüldü.

Alkin’in şirkete davet süreci

Kerem Alkin, Tera Yatırım’daki göreve Gürkan Parlakaç’ın davetiyle başladığını anlattı. Parlakaç’ın 2025 yılının mayıs ayı sonunda kendisini arayarak bağımsız yönetim kurulu üyeliği teklif ettiğini belirten Alkin, yaptığı araştırmaların ardından görevi kabul ettiğini söyledi.

Yatırım kararlarının kimler tarafından alındığı da ifadelerde yer aldı. Kerem Alkin, bu süreçte yönetim kurulu başkanı, icradan sorumlu yönetim kurulu üyesi, genel müdür ve genel müdür yardımcılarının etkili olduğunu belirtti. Şirkete ilişkin kararların ise Emre Tezmen, genel müdür ve genel müdür yardımcıları tarafından alındığını söyledi.

Emre Alkin de hisse senedi kararları konusunda bilgi sahibi olmadığını, şirket alım ve satımlarına ilişkin görüşmeleri Emre Tezmen’in yürüttüğünü ifade etti.

Üniversite ve şirket bağlantıları da incelendi

Emre Alkin, İstanbul Topkapı Üniversitesi’nde rektörlük yaptığını ve farklı şirketlerde bağımsız yönetim kurulu üyeliği bulunduğunu anlattı. Kerem Alkin ise aynı üniversitede iki bölümün dekanlığını yürüttüğünü belirtti.

Emre Alkin, Emre Tezmen ile ilk kez Tezmen’in üniversitenin mütevelli heyet başkan vekili sıfatıyla gerçekleştirdiği bir ziyaret sırasında tanıştığını söyledi. Daha sonra Tera Grubu’ndan bazı mütevelli heyeti üyelerinin üniversitedeki görevlerinden ayrıldığını aktardı.

İfadelerde Tera Grubu ile Doğa Sigorta arasında planlanan iş birliğine de değinildi. Emre Alkin, Doğa Sigorta’da da bağımsız yönetim kurulu üyesi olduğunu, Nihat Kırmızı’nın ise hem şirketin yönetim kurulu başkanı hem de üniversitenin mütevelli heyeti başkanı olduğunu belirtti.

İlgili düzenleyici kurumun iş birliğine onay vermediğini öğrendiklerini söyleyen Alkin, henüz başlamayan projenin bu nedenle sona erdiğini ifade etti.

Müdafiler para transferi bulunmadığını savundu

Alkin kardeşlerin müdafileri, müvekkillerine ait herhangi bir para transferi, Sermaye Piyasası Kurulu raporu veya Mali Suçları Araştırma Kurulu raporunun kendilerine gösterilmediğini ileri sürdü. Müdafiler ayrıca kardeşlerin görevlerinden önce ya da sonra mal varlığı devri yapmadığını ve mal varlıklarında olağan dışı bir artış bulunmadığını savundu.

Fon soruşturmasında; Tera Yatırım’ın piyasa değerinin hangi yatırımcı ve işlemler sonucunda 280 milyar liraya ulaştığı, toplu fon çıkışı riskinin ne zaman bilindiği, risk raporlarındaki uyarıların kimlere aktarıldığı ve yönetimin bu uyarılara karşı ne yaptığı araştırılmaya devam ediyor. Hisse ve fon işlemlerindeki karar mekanizması ile peş peşe gelen istifaların şirket içindeki gelişmelerle bağlantısı da soruşturmanın incelenen başlıkları arasında yer alıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu