Tarım ilaçları meme kanseri riskini artırıyor mu?

Tarım ilaçlarının yalnızca aktif maddeleri değil, tüm bileşenleriyle değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyan araştırma, meme kanseri riskine dikkat çekiyor.

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Coşkun, tarım ilaçlarının sağlık açısından değerlendirilmesinde ürünlerin yalnızca aktif bileşenlerine odaklanılmasının önemli bir eksiklik oluşturduğunu belirtti. Coşkun, çalışmanın baş yazarı Dr. Jennifer Kay ve ekibinin 2024’te yayımladığı araştırmada, hayvanlarda meme tümörleriyle ilişkilendirilen veya hormonları meme kanserini destekleyecek biçimde etkileyen 900’den fazla kimyasal tespit edildiğini aktardı.

Söz konusu kimyasalların yarısından fazlasının, meme kanserinin gelişiminde rol oynayabilen östrojen ya da progesteron hormonlarının üretimini artırdığı ifade edildi. Bu bulgular, tarım ilaçları meme kanseri ilişkisi açısından ürünlerin bütün bileşenlerinin dikkate alınması gerektiğine işaret ediyor.

Yeni çalışmada araştırmacılar, ABD’deki Ulusal Emisyon Envanteri, Toksik Madde Salım Envanteri ve NHANES’in de aralarında bulunduğu bir düzineden fazla resmi veri tabanını inceleyerek meme kanseriyle ilişkilendirilen kimyasallara maruziyetin başlıca kaynaklarını araştırdı. Analiz, tarım ilaçlarının bu maruziyet kaynakları arasında önemli bir yere sahip olduğunu gösterdi.

Coşkun’un verdiği bilgilere göre, tarım ilacı formülasyonlarında yer alan 485 kimyasaldan yalnızca 145’i, yani yaklaşık üçte biri, ABD Çevre Koruma Ajansı tarafından aktif madde olarak kaydedilmiş durumda. Bu durum, ürünlerde yardımcı veya inaktif madde adıyla bulunan çok sayıda kimyasalın güvenlik değerlendirmelerinde yeterince dikkate alınmadığı yönündeki endişeleri gündeme getiriyor.

Coşkun, mevcut yaklaşımın hem aktif maddelerin meme dokusu üzerindeki etkilerinin yeterince araştırılmadığını hem de diğer bileşenlerin kapsamlı bir denetimden geçmeden kullanılabildiğini gösterdiğini söyledi. Silent Spring Enstitüsü’nün önceki bir çalışmasında da ABD Çevre Koruma Ajansı’nın meme tümörleriyle ilişkilendirilen 19 tarım ilacına ilişkin kanıtları göz ardı ettiği sonucuna ulaşıldığı belirtildi.

İnsanların bu kimyasallara yalnızca tarım faaliyetleri yoluyla değil; gıda ve içme suyu, ev ve bahçelerde kullanılan böcek kovucular ile haşere ilaçları, bit ve mantar tedavileri, dezenfektanlar ve bazı yapı malzemeleri aracılığıyla da maruz kalabildiği bildirildi. Araştırmanın kesin bir neden-sonuç ilişkisi ortaya koymadığı, ancak düzenleyici kurumların değerlendirmelerini yalnızca aktif maddelerle sınırlamaması gerektiğini gösterdiği vurgulandı.

Uzmanlar, evde kullanılan haşere ilaçları ve böcek kovucuların seçimi sırasında etiket bilgilerinin dikkatle incelenmesini, mümkün olduğunda doğal alternatiflerin değerlendirilmesini ve gereksiz kimyasal kullanımından kaçınılmasını öneriyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu